Karalamalar #37
Neyden sonra insan intihar kararı alır diye düşünür duruyorum. Her dayanamadığı acı sonrası, en acısız hal olan ölümü istiyor ama bir türlü cesaret edemiyor. Kendi adıma eğer sonsuzluk korkum olmasaydı çoktan kendimi atmış ya da bileklerimi kesmiştim.
Hayır, asıl konu bu değil. Asıl konu, intiharı devamlı bir çıkış yolu olarak görmek, istemek gibi kendini saldığın insanla olan umudu da yitiremiyorsun. Olmayacağını bilsem bile, tekrar ve tekrar aynı şeyleri yaşayabiliyorsun. Ya da ben salağım. Bilmiyorum henüz bunu.
İşin garip tarafı sonsuzluktan korkan ben için, içinde bulunduğum durum da, kendin kendini yiyen yılan misali, sonsuz bir döngüye girmiş duruyor. Ve bundan da ödüm bokuma karışıyor. Ne yapmam gerektiği konusunda hiçbir fikrim yok. Bedenen, ruhen çöktüm. “Over and over and over…” diye beynimde bir bozuk plak dönüp duruyor, kenarda da yaşam denen bok çuvalı.
Hiçbir şeyi düzeltemiyoruz. Ama hiçbir şeyi. İşimiz sadece ufak illüzyonlara bakıyor.
